Telefon
WhatsApp
AK Parti'nin düşüş sürecinin hazin başlangıcı

Osmanlı'nın ihtişamlı dönemlerine bakıldığında istisnalar dışında Vezir-i Azamların etkisi kendisini gösterir. İstisnalarda da Padişahların kapasitesi tartışmasızdır. Vezir-i Azamların kudretli olduğu dönemlerde başarı üstüne başarı gelmiş ve Devlet sorunsuz bir şekilde hayatına devam etmiştir. Sokullu Mehmet Paşa döneminde Padişahların ismi pek bilinmek istenmez. Aynı şekilde Köprülüler döneminde de benzer durum söz konusudur. Yani ikinci adamların kudreti Padişahların zayıflığını örtmüştür.

Aynı şekilde Başbakanların veya Cumhurbaşkanlarının güçleri ve başarıları da ikinci adamlar olan Başbakanlık Müsteşarları ve Cumhurbaşkanı Yardımcılarının gücü ve kapasiteleri ile doğru orantılıdır. Aynı şey bakanlar için de geçerlidir. Geçmişte müsteşarlar şimdi de bakan yardımcılarının kapasiteleri bakanların başarısında etkili olmuştur.

Bu girişten sonra AK Partinin başarı hikayesinde Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer'in etkisi tartışmasızdır. Bakanların Ömer Dinçer'i ikna etmeden atama yapması veya hukuki düzenleme yapması hemen hemen imkansızdı. Ömer Dinçer adeta Başbakanla özdeşleşmişti. Bu durum AK Partinin yapısal reformlar yapmasında Ömer Dinçer'in etkisini hissettirmiştir. Ömer Dinçer döneminde gerçekleştirilen yapısal reformlara bakıldığında rasyonel zemin açıkça görülür.

Seversiniz veya sevmezsiniz ama Ömer Dinçer'in AK Partinin başarı hikayesinde rolü tartışmasızdır. İnandığı konularda tavizsiz tavırları başarıyı getirmiştir. Elbette onunda onun da hataları olabilir ve vardır da. Toplama bakıldığında sevap hanesi daha fazladır.

Ömer Dinçer'in Başbakanlık Müsteşarlığından mileltvekilliğine oradan da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına getirilmesi AK Partinin duraklama ve sonrasında da düşme sürescinin başlangıcıdır. Dinçer görev yaptığı bakanlıklarda yapısal reformlara kalkıştı ama kendi sonunuda getirdi.

İlk görev yaptığı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında sendikalarla girdiği tartışma sonrasında tepkileri üzerine çekti. Dinçer siyasetin soğuk yüzüyle en sert şekilde karşı karşıya gelmişti. Asıl sorunlar ise Milli Eğitim Bakanlığında ortaya çıkmıştı.

Dinçer Milli Eğitim Bakanlığında eski köye yeni adetler getirmeye başlamıştı. Adeta Bakanlığın dengeleriyle oynuyordu. Öğretmenlerle ilgili kullandığı ifadeler bağlamından koparıldı ve bombanın pimi çekildi. Yine eş durumu atamalarında tavizsiz tavrı siyaset sistemini zora soktu ve kendisi açısından sonun başlangıcı oldu. Özetle Başbakanlık Müsteşarlığı döneminde gösterdiği tutum siyaset sistemine ağır geldi.

Gelelim Dinçer sonrasındaki Başbakanlık Müsteşarlığına. Hasan Celal Güzel sonrasında ilk defa Başbakanlık kudretli bri Müsteşarla tanışmıştı. Ömer Dinçer sonrasında göreve getirilen Efkan Ala bambaşka bir yönetim sergiledi. İki müsteşarın müktesebatı çok farklı olduğu için ister istemez yönetimleri de farklı oldu. Tek kelimeyle Dinçer'in boşluğu doldurulamadı. Dinçer'in boşluğunu dolduramayan Efkan Ala bakanların sistem bozucu taleplerine direnç göstermedi ve bozulma sürecinin taşları adeta döşenmeye başladı.

Özellikle bakanların göreve getirmek istediği bürokratlara Ömer Dinçer'in gösterdiği engeller aşağı yukarı tamamen kaldırıldı. Bu durum atanan bürokratların niteliğine de yansıdı. Siyasi sorumluluğu olan bakan istediği kişiyle çalışma hakkına kavuştu. Adeta bakanlar hiçbir engelle karşılaşmadan istediği düzenlemeyi ve atamayı yapar hale geldi.

Müşterek kararnamelerde Başbakanlığın etkisi Dinçer dönemine göre çok fazla azalmış ve kalite ister istemez düşmüştü.

Sonuç olarak Ömer Dinçerin siyasete transferi hem kendi sonunu hazırlamış hem de AK Partinin düşüşüne giden yolların taşlarının döşenmesine sebep olmuştu. Kim ne derse desin Ömer Dinçer'in boşluğu doldurulamamış ve idareyi maslahatçılık dönemi başlamıştır.Sonrası malum olduğu için şimdilik burada keselim.

 

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!