Asgari ücretteki beklentiler acı gerçeklerle mücadele ediyor.
Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Ahmet ÜNLÜ'nün yazısı...
Milyonlarca kişi 2026 yılı başından itibaren yürürlüğe girecek asgari ücrete kilitlenmiş durumda. Asgari ücretteki artışlar, memurların, sözleşmeli personelin ve işçilerin de içinde bulunduğu 85 milyon 664 bin 944 kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak etkilemektedir. Kimilerinin eline geçen ücret tutarı artarken kimilerinin de üzerindeki mali yük artmaktadır. Bazıları da aylık almaya başlamaktadır. Dolayısıyla asgari ücret artışı birçok kesimi doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen bir özellik arz etmektedir. Konuyu bütün yönleriyle açıklamaya çalışacağız.
1- Bakanlık Çalışma Genel Müdürü veya yardımcısı,
2- Bakanlık İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü veya yardımcısı,
3- Devlet İstatistik Enstitüsü Ekonomik İstatistikler Dairesi Başkanı veya yardımcısı, (İşgücü, Hizmetler, Fiyat İstatistikleri ve İndeksler Dairesi Başkanlığı)
4- Hazine Müsteşarlığı temsilcisi,
5- Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığından konu ile ilgili dairenin başkanı veya yetki vereceği bir görevli,
7- Bünyesinde en çok işvereni bulunduran işveren kuruluşunun değişik işkolları için seçeceği beş temsilciden,
kurulmaktadır. Görüleceği üzere devlet, işçi ve işveren temsilcileri eşit sayıda temsil edilmektedir. Uygulamada daha çok işveren tarafının istekleri doğrultusunda kararlar alınmaktadır. Nadiren oybirliği ile karar alınmaktadır.
4857 sayılı Kanunun 39 uncu maddesine göre Komisyonun toplanma ve çalışma şekli, asgari ücretlerin tespiti sırasında uygulanacak esaslar ile başkan, üye ve raportörlere verilecek huzur hakları Maliye Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının birlikte hazırlayacakları yönetmelikle belirlenmektedir. Kanunda Komisyonda kaç kişinin olacağı belirlenmemiştir. Yönetmeliğin mevcut haliyle Komisyonda işçinin talepleri ancak devlet ve işveren kesiminin uygun gördüğü oranda karşılanmaktadır.
Asgari ücretliler haklı olarak asgari ücretin düşüklüğünden dolayı feryat etmektedir. Ancak asgari ücret, sadece asgari ücretlileri değil 85.664.944 kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak etkilemektedir. Asgari ücretteki artışlar, memurların, sözleşmeli personelin ve işçilerin de içinde bulunduğu büyük bir kesimi doğrudan veya dolaylı olarak etkilemektedir. Kimilerinin eline geçen ücret tutarı artarken kimilerinin de üzerindeki mali yük artmaktadır. Bazıları da aylık almaya başlamaktadır.
Yönetmeliğe göre asgari ücret en geç iki yılda bir olmak üzere belirlenmektedir. Yönetmelik en geç dediği için şuan itibarıyla her yıl belirlenmektedir. Bir dönem altı ayda bir belirmekteydi.
Komisyon, ücretin belirlenmesinde; ülkenin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik durumu, ücretliler geçinme indekslerini, bu indeksler yoksa geçinme indekslerini, fiilen ödenmekte olan ücretlerin genel durumunu ve geçim şartlarını göz önünde bulundurmak zorundadır.
Özetle asgari ücret belirlenirken çok kapsamlı ve sert bir tartışma yaşanmaktadır. Normal şartlar altında asgari ücretin yüksek olması prim gelirleri artacağı için devletin işine gelen bir durumdur. Ancak asgari ücretin yüksek belirlenmesinin oluşan dengeleri bozma riski dikkate alındığında dikkatli davranılmaktadır.
Ancak, her asgari ücret tespitinde on toplantı gününden fazla huzur hakkı ödenmemektedir.
Buna göre her toplantı günü için;
1- Komisyon başkanına 1100*1,170211= 1.287,23 TL,
2- Üyelerine 1000* 1,170211= 1.170,21 TL,
3- Raportörlere ise 800* 1,170211 = 936,16 TL,
ödenmektedir.
Mevzuat gereğince işçi kesiminin katılmaması halinde de Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantısı yapılabilir ve ücret belirlenebilir. Yönetmeliğe göre Komisyon, en az on üyenin katılımı ile toplanıp oylarının çoğunluğu ile karar alabilmektedir. Böyle bir durumda ise demokratik bir görüntü oluşmayacağı kuşkusuzdur. İşçi kesiminin toplantılara katılmaması halinde böyle bir sürece doğru gidileceği de kaçınılmaz hale gelecektir. Yani işçi sendikaları istemedi diye asgari ücretin belirlenmesinden vazgeçilmeyecektir.
Enflasyonla mücadelede asgari ücretin tespiti oldukça etkilidir. Nitekim her asgari ücret tespiti sonrasında raflardaki fiyatların etiketleri değişmektedir. Ümit ve temennimiz asgari ücretlilerin mutlu olacak bir sonuca ulaşmasıdır. Ancak asgari ücretlilerin beklentilerinin en büyük rakibi ülkenin içinde bulunduğu acı gerçeklerdir. Nasreddin Hoca rahmetlinin dediği gibi, işçi kesimi de işveren kesimi de haklı. Devlet ise her zaman makulün yanında olmaktadır.
Benzer Haberler
Diyanet 1.128 sözleşmeli personel alacak
24 maddelik torba teklifin tam metni!
Resmi Gazete'de yayımlandı.Tapuda yeni dönem...
Resmi Gazete'de bugün (22.05.2026)
Gençlik ve Spor Bakanlığı 2.610 sözleşmeli personel alacak
Binlerce kişiye bayram müjdesi! Ödemeler öne çekildi
Malül aylığı alanlar işe başlarsa aylıkları kesilir mi?
En fazla hizmetlerimin kaç yılı için ikramiye alabilirim?