Telefon
WhatsApp
Bakanlık, ücretsiz seyahatte adil bir çözüm üretmeli.

Bir süredir vatandaşın daha fazla gündeminde olan hayat pahalılığının akaryakıt fiyatlarına ciddi bir şekilde yansıması, engelli ve yaşlı vatandaşlarımızın toplu taşıma araçlarından ücretsiz faydalanması konusunu tartışmaların odağına taşıdı. Taşımacı esnafının üye olduğu dernek ve illerdeki kooperatiflerin açıklamaları bu alanda önemli bir problem potansiyeli olduğunu ortaya koydu. Bazı kooperatifler engelli ve yaşlılardan ücret alacaklarına ya da onları ücretsiz taşıma kapsamı dışında bırakacaklarına dair açıklamalar yaptı. Tabii ki bu açıklamalar hayat pahalılığından en çok etkilenen dezavantajlı gruplar arasında olan engelli ve yaşlılar açısından haklı bir tedirginlik yarattı. Bu yazımızda ücretsiz taşıma hakkına ve taşıma esnafının açıklamalarının hukuki geçerliliğine ilişkin genel bir bilgi vermeyi amaçlıyoruz.

Artan maliyetler ücretsiz taşımayı zorlaştırıyor

Geçtiğimiz günlerde TÖHOB Başkanı Ercan Soydaş, Tüm Özel Halk Otobüsleri Kooperatifleri Birliği Başkanı Kurtuluş Kara ile Türkiye genelindeki özel halk otobüsçüleri temsilcilerinin katıldığı Ankara’da yapılan bir toplantıda toplu taşımada artan maliyetler ve ücretsiz taşıma gibi konular ele alındı.

Toplantıda konuşan Ercan Soydaş; TÖHOB Derneği’nin Türkiye geneli tüm il ve ilçelerde faaliyet gösteren 28 bin 100 Özel Halk Otobüsü, 85 kurum ve kuruluşu temsil ettiğini, toplu taşımanın insanların zorunlu ihtiyaçlarından biri olduğunu, salgın döneminde yaşananlar, artan maliyetler, son dönemde akaryakıta gelen zamlar ve bu zamların tüm gider kalemlerine yansımasının toplu taşımayı özel sektör açısından sürdürülemez hale getirdiğini, gelinen noktada sorunlarını Cumhurbaşkanımıza ve ilgili bakanlıklara ilettiklerini ifade ederek, çözüm bulunmadığı takdirde esnafın ücretsiz taşıma yapmak bir yana çalışamayacak duruma geleceğini iddia etmiştir. Soydaş, 15 Ekim’e kadar taleplere ilişkin somut adım atılmaması halinde şehit aileleri, gaziler, emniyet ve basın mensupları hariç ücretsiz taşımanın yapılmayacağını ifade etti. Soydaş bu ifadesi ile engelliler ve yaşlıların ücretsiz seyahat hakkında faydalandırılmayacağını ifade etmiş oldu. Akaryakıtta vergi muafiyetinden ücretsiz binişlere sayı veya saat kotası konulmasına kadar alternatif çözüm önerilerini ortaya koyan Soydaş ayrıca ücretsiz taşıma hakkının ihtiyacı olmayanlara da verilmesini eleştirerek bu uygulamanın ücretsiz olmasından dolayı çok suiistimal edildiğini de iddia etti.

Aynı süreçte taşımacı esnafına ait farklı illerdeki derneklerden de açıklamalar geldi. Örneğin Burdur’da toplu taşıma hizmeti veren Burdur Özel Halk Otobüsleri Kooperatifi’nce yapılan yazılı açıklamada 1 Ağustos'tan itibaren şehit ve gazi yakınları ile yüzde 70 üstü engelli vatandaşlar haricinde ücretsiz taşıma yapılmayacağı ifade edildi. Buna göre, Burdur’da özel halk otobüslerinde 65 yaş üstü ve engellilik oranı yüzde 69’un altında olan kişiler ücretsiz taşıma hakkından faydalanamayacak. Yapılan açıklamada akaryakıttaki fiyat artışı sonrasında toplu taşımanın sürdürülebilirliği için yaptıkları hesaplamaların, giderlerini ve taşıma maliyetini karşılayacak tutarın 20,00 TL olduğu iddia edilerek, Kooperatif olarak gelirlerini artırmanın yolunun sürekli yüksek zamlar istemek değil ücretsiz taşımaya son vermek olduğu kanaatine vardıkları ifade edildi.

Açıklamalar bu yönde, peki taşımacı esnafının yasal olarak ücretsiz taşımadan kimlerin yararlanacağını belirlemek, kapsamda olanlardan bazılarını kapsam dışına çıkarmak ya da kapsamdakiler için bir ücret tarifesi belirlemek gibi bir yetkileri var mı? Yapacaklarını ifade ettikleri şeyleri yasal sınırlar içinde hayata geçirme şansları var mı?

Ücretsiz seyahatten kimler yararlanıyor?

Bu soruların cevabını bulmak için ücretsiz seyahat hakkını dayandığı mevzuata bakmak gerekiyor öncelikle… Ücretsiz taşımanın kapsamı 8/1/2002 tarihli ve 4736 sayılı “Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun”un 1 inci maddesine 12/7/2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanunla eklenen ikinci ve üçüncü fıkralar ile belirlenmiştir.

Anılan mevzuata göre 4736 sayılı Kanun kapsamında ücretsiz seyahat hakkından;
-Asgari %40 engelli olanlar,
-Ağır engelliler ile bir kişiyi geçmemek koşuluyla refakatçileri,
-Gaziler
-Şehit ve gazi yakınları,
-65 yaşını doldurmuş Türk vatandaşları faydalanabilecektir.

Bu düzenleme ile 65 yaşın üstündeki vatandaşlara; demiryolları ve denizyollarının şehir içi hatları ile yukarıda sayılan şehir içi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak, demiryolları ve denizyollarının şehirlerarası hatlarından ise % 50 indirimli olarak yararlanma hakkı getirilmiştir.

Kapsamdaki diğer vatandaşlara ise; demiryolları ve denizyollarının şehir içi ve şehirlerarası hatlarından, belediyelere, belediyeler tarafından kurulan şirketlere, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehir içi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanma hakkı getirilmiştir.

Kapsamdaki vatandaşların ücretsiz seyahat hakkından yararlandırılmasına ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca çıkarılan ve 4/3/2014 tarihli ve 28931 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Ücretsiz veya İndirimli Seyahat Kartları Yönetmeliği” ile belirlenmiştir.

Söz konusu Yönetmelikle, ücretsiz seyahat hakkı bulunanlardan engellilerin Engelliler İçin Kimlik Kartı’nı, yaşlıların nüfus cüzdanı, diğer faydalanıcıların ise Bakanlık tarafından verilen Seyahat Kartı’nı kullanacağı, toplu taşıma araçlarından ücretsiz veya indirimli yararlanma amacıyla ilgili Yönetmelikte belirtilen belgelerin ibraz edilmesi halinde, ücretsiz veya indirimli seyahat hakkı herhangi bir gerekçeyle engellenemeyeceği, toplu taşıma hizmetini sunan kurum ve kuruluşlar ile belediyelerin, ücretsiz veya indirimli seyahat hakkının kullanılması ile ilgili kolaylaştırıcı tedbirler alacağı hüküm altına alınmıştır. Bu hükümlere rağmen Belediyeler çoğunlukla yaşlılara yönelik özel bir kart uygulaması getirmiştir.

Taşıt sahiplerine gelir desteği sağlanmaktadır

Tabii ki ücretsiz seyahat hakkının kullanımı sebebiyle ortaya bir maliyet çıkmakta olup, yapılan yasal düzenlemeler ile ücretsiz seyahat hakkına ilişkin hizmeti veren araçların sahiplerine Gelir Desteği ödemeleri yapılması sağlanmıştır.

4736 sayılı Kanunun birinci maddesine 27/3/2015 tarihli ve 6637 sayılı Kanunla eklenen dokuzuncu fıkra ile; ücretsiz seyahat yükümlülüğü bulunan ve belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehiriçi toplu taşıma hizmeti veren her bir ulaşım aracı ile özel deniz ulaşımı aracı için bunların işletmecilerine, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten ilgili belediyeler aracılığıyla her ay gelir desteği ödemesi yapılacağı belirtilmiştir.

Söz konusu gelir desteğinin ödenmesine ilişkin usul ve esasların düzenlendiği “Ücretsiz Seyahat Kapsamında Yapılacak Gelir Desteği Ödemesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” 6/1/2016 tarihli ve 29585 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve yürürlüğe girmiştir. Buna göre belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehir içi toplu taşıma hizmeti veren her bir ulaşım aracı ile özel deniz ulaşımı aracı için bunların işletmecilerine 4736 sayılı Kanun kapsamında gelir desteği ödemeleri gerçekleştirilmektedir. Belediyelerden gönderilen bilgiler doğrultusunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından düzenlenen icmal tabloları uyarınca hesaplanan ödeme miktarları Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri aracılığı ile belediyelerin hesaplarına aktarılmaktadır.

En son 24/5/2023 tarihli ve 32200 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve anılan Yönetmelikte yapılan değişiklikle 1 Temmuz tarihinden itibaren geçerli olmak üzere bu ödemeler %50 oranında artırılmıştır.

1 Temmuz sonrasında geçerli olan artış sonrasında;

• Şehir içi toplu taşıma hizmeti veren her bir özel denizyolu ulaşımı aracı için aylık 2 bin 250 liralık destek ödemesi 3 bin 375 liraya,

Şehir içi toplu taşıma hizmeti veren her bir ulaşım aracı için aylık destek ödemesi tutarı;

• Ankara ve İstanbul büyükşehir belediyelerinde 2 bin 992,5 liradan 4 bin 500 liraya,
• Büyükşehir belediyesi olan diğer illerde 2 bin 250 liradan 3 bin 375 liraya,
• Büyükşehir belediyesi olmayan illerde 1800 liradan ise 2 bin 700 liraya çıkarıldı.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, engelli ve yaşlıların ulaşım araçlarından ücretsiz yararlanmaları uygulaması kapsamında taşımacılara 2015 yılından Mayıs 2023’e kadar 1 milyar 662 milyon lira gelir desteği ödemesi yapıldı.

Bu artışa rağmen taşımacı esnafı mevcut durumdan rahatsız olduğunu, gelir desteğinin giderlerini karşılamakta çok yetersiz kaldığını iddia ediyor. TÖHOB Başkanı Ercan Soydaş Türkiye genelinde ücretsiz taşımanın oranının yüzde 40’lara kadar ulaştığını, Ankara’da ise bu oranın yüzde 50 olduğunu iddia ediyor. Elimizde bu verileri doğrulayacak ya da yanlışlayacak başkaca bir istatistik bulunmuyor. Belediyelerin kendi bölgelerine ait istatistiklerin bulunması ihtimali mevcut tabii ki. Bu istatistiklere ulaşmak mümkün olsaydı, ücretsiz seyahat hakkından hangi grupların ne oranda faydalandığını görmek ve yaşanan tartışmada ileri sürülen tezlerin doğruluğunu sınamak elbette daha kolay olacaktı.

Her ne kadar taşımacı esnafının temsilcileri tarafından, engelli ve yaşlıların tümünün ya da engel oranı 70’ten düşük olan bir kısmının ücretsiz seyahat hakkından yararlanmasına müsaade edilmeyeceği ifade edilse de, böyle bir uygulamanın hukuk karşısında nasıl bir karşılığı olacağını sorgulamak gerekiyor.

Gerek 4736 sayılı Kanun ve gerek “Ücretsiz veya İndirimli Seyahat Kartları Yönetmeliği” ile ilgili kurumların, belediyelerin ile belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlerin, ücretsiz ve indirimli seyahat hakkının kullanılması ile ilgili olarak gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü hükme bağlanmıştır.

Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde uygulanacak yaptırım 4736 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin yedinci fıkrasında ve anılan Yönetmeliğin 12 nci maddesinde yer almaktadır. Buna göre; ilgililer tarafından ücretsiz veya indirimli seyahat hakkının kullandırılmaması hâlinde bu haktan faydalandırılmayan her kişi için toplu taşıma aracının tarifesi üzerinden elli tam bilet bedeli tutarında idari para cezası mülki idare amiri tarafından uygulanacaktır.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın web sitesinde (https://www.aile.gov.tr/eyhgm/sayfalar/ucretsiz-seyahat/) linkinde yer alan Ücretsiz Seyahat ve Ücretsiz Seyahat Kapsamında Yapılacak Gelir Desteği Ödemelerine Dair Bilgi Notu’nda ilgili hükümler doğrultusunda, ücretsiz seyahat hakkından yararlandırılmama yahut hakkın kullanımının zorlaştırılması durumlarında olayın geçtiği yerin en büyük mülki idare amirine olay tarihi, zamanı, araç plakası ve olay yeri ile ilgili ayrıntıları içerecek şekilde şikâyet edilmesi gerektiğinin altını çizmektedir. İhlal halinde gerekiyorsa belediye tarafından kendi toplu taşıma alt düzenlemeleri kullanılarak yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin yetki belgelerinin iptalinin dahi yapılması gerektiği vurgulanmaktadır.

Sonuç ve öneriler

Toplumsal hayatta karşılığı olan hiçbir konuyu tek boyutuyla bakarak anlamak ya da problemleri böyle bir bakış açısıyla çözmek mümkün değil. Ücretsiz taşıma konusu engellilerin ve yaşlıların toplumsal hayata etkin katılımlarına önemli katkı sağlayan bir enstrüman. Gerek ekonomik durumları ve gerek genel toplumsal konumları itibariyle dezavantajlı gruplar arasında yer alan engelli ve yaşlıların seyahat imkânlarından indirimli ya da ücretsiz bir şekilde faydalanmaları önemli bir katkıdır. Diğer taraftan, taşımacı esnafın belirttiği hususların da dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. Bir toplu taşıma aracından ücretsiz faydalananların oranının çok yüksek olması durumunda -ki esnaf temsilcilerinin verdiği oran %40’tır- maliyetin toplumun diğer kesimlerine yansıyacağı muhakkaktır. Ayrıca, bu haktan faydalananların gelir durumlarına hiç bakılmadığı yolundaki eleştiriler de dikkate alınmalıdır. Gönül elbette herkesin bu tür imkânlardan azami faydalanmasını ister ama ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ortam, bir milletvekili emeklisi ile BAĞKUR emeklisi iki yaşlının da şehiriçi otobüslerden ücretsiz faydalanma hakkı bulunmasının adil olup olmadığının sorgulanmasına sebebiyet verebilir. Ekonomiden ya da diğer tüm belirleyicilerden uzak bir şekilde yaşlılarımızın ve engellilerimizin toplumsal hayata katılımı için gerekli fedakarlıkların yapılmasının onlara borcumuz olduğu hususunda bir tereddüt bulunmamakla birlikte, bu uygulamanın belirli saatler ile sınırlandırılması ya da belli sayıda kullanım verilmesi hususlarının –geçici bir dönem için bile olsa- tartışılması yerinde olacaktır. Türkiye, sosyal devlet uygulamaları açısından en bonkör devletler arasında yer almakta olup bu tür karşılıksız ödemelerin bütçedeki yeri gözden geçirilmelidir. Diğer taraftan, taşımacı esnafının mevcut mevzuata aykırı bir şekilde bir uygulamayı hayata geçirmesi hem toplumsal vicdanı yaralayacak hem de esnaf ile kamu görevlilerini karşı karşıya getirecektir. Konunun muhatabı devlet iken esnaf tarafından hak sahiplerinin kanuni haklarının kullandırılmaması hukuki düzeni bozacaktır. İhlal başına elli bilet karşılığı ceza uygulandığı takdirde olay daha çözümsüz boyutlara ulaşacaktır. Bu konuda belediyelerin aktif bir pozisyon alması gerekmektedir. Söz konusu özel ulaşım araçlarını ruhsatlandıran ve onlara çalışma izni veren belediyelerin kargaşaya sebebiyet verecek girişimleri kararlı bir şekilde engellemesinin yerinde olacağını düşünüyoruz. Gerek kanun ve gerek yönetmeliğin ücretsiz seyahat hakkının yürütülmesinde kolaylık sağlama yükümlülüğü verdiği belediyeler temsil haklarından aldıkları güçle bu yükümlülüğün gereklerini yerine getirmelidirler. Bu ortamda en önemli ve zorlu görev yeni Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur Göktaş’a düşmektedir. Ekonomik şartların herkesi zorladığı bu ortamda ekonomik açıdan en dezavantajlı kesimler arasında olan engelliler ile yaşlıların mağdur edilmediği, ancak taşımacı esnafının ve süreci vergileri ve bilet ücretleri ile finanse eden diğer toplu taşıma faydalanıcılarının haklarını da koruyan bir çözüm için –ki bu çözüm arayışının sadece gelir desteği ödemeleri ile sınırlı olmaması gerektiği kanaatindeyiz- yola bir an önce çıkılması gerekmektedir.

Şu ana kadar Bakanlığın faaliyetlerine ve geleceğine dair gösterdiği performans ile Bakanlığın faaliyetlerine ve işleyişine dair beklentileri olumluya çeviren Mahinur Göktaş’ın geniş katılımlı bir istişare süreci sonunda bu konuda en adil ve mantıklı çözüme ulaşacağını umud ediyoruz. 

Mehmet Emin Seyidoğlu

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!