Belediye iştiraklerindeki ücretler dudak uçuklatıyor!
Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Ahmet ÜNLÜ'nün yazısı...
Bu köşeyi takip edenler uzunca bir süredir mahalli idarelerle ilgili tedbir alınması gerektiğini yazdığımı bilirler. BİT’lerdeki (Belediye İktisadi Teşebbüsleri) personel alım yöntemlerinden tutunda mal ve hizmet alım usullerine kadar birçok konunun masaya yatırılması kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu yazımızda bu konuyu örnekler üzerinde açıklayarak alınması gereken tedbirleri açıklamaya çalışacağım.
Sosyal medya hesabımdan uzunca bir süredir Ankara Büyükşehir Belediyesinin 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait denetim raporlarının kamuoyuna açıklanması gerektiğini belirttim. Ancak Belediye adeta duvar oldu ve ses vermedi. Belediyenin internet sayfasında 2019, 2020 ve 2024 yıllarına ait raporlar olmasına rağmen belirttiğim yıllara ait raporlar ısrarla konulmadı. Anlaşıldığı kadarıyla sorunlar vardı. Nitekim 2019 ve 2020 yıllarına ait raporlarda da vahim tespitler vardı.
Belediye Başkanı Mansur Yavaş her konuşmasında hak, hukuk ve şeffaflığı öve öve bitiremezken raporlarda yer alan bilgiler hiçte öyle olmadığını ortaya koyuyordu. Sosyal medya hesabımdan raporların ilgili bölümlerini paylaştım ve paylaşmaya da devam edeceğim. Özellikle ihalelerin belediye iştirakleri üzerinden istisna kapsamında yapılması sıradanlaşmıştı. Bu yöntemle istenilen kişiye ihale vermek mümkündür. İhalelerin tamamının canlı yayınlanmasının güzel bir hikaye olduğunu da öğrenmiş olduk. Gerçi bu da güzel bir şeydi.
Bu raporlarda dikkat çeken önemli bir hususta bir komisyon üyesinin rapora yazdığı şerhti. Komisyon üyeleri belediye iştiraklerinin bilgi ve belge vermekten imtina ettiğini yazarken şerh yazan bir komisyon üyesi ise belediye iştirak şirketlerinin faaliyetlerinin Meclis Denetim Komisyonu'nun yetki sınırı dışında kaldığı için bilgi ve belge verilmediğini belirtiyordu. Pes doğrusu. Şeffaflık diye bas bas bağırıp ta iştiraklerin faaliyetlerine ilişkin bilgi ve belge vermemek anlaşılabilir bir durum değildir. Anlaşıldığı kadarıyla belediye iştiraklerinde durum daha da vahimdi. Nitekim kısmen de olsa Sayıştay denetim raporlarında manzara ortaya çıktı.
Milyarlarca TL kamu kaynağı kullanan belediyelerin Meclis Denetim Raporlarının kamuoyuna duyurulmaması kabul edilemez bir durumdur. Çünkü Kanun bu konuda çok açık ve yayınlayacaksın diyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Meclis Denetim Raporlarına maalesef internet ortamından ulaşamadık. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İştiraklerinde yaşananların boyutunu İstanbul Başsavcılığının hazırladığı iddianameden öğreniyoruz.
Her konuşmasında şeffaflıktan bahsederek vatandaşları hipnoz etmeye çalışanların yaptıkları ortaya çıktıkça birçoklarının hayalleri yıkıldığı için yaşananlara inanamadı yada inanmak istemedi. Ancak gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır.
İstanbul Ağaç ve Peyzaj A.Ş.'nin 2024 yılına ait faaliyet raporunda yer alan gelir tablosuna göre Şirketin 507.103.230 TL zarar ettiği görülüyor. Rapor bağımsız denetim firmasına yaptırılmış.
Bu kadar büyük zarar eden bir Şirketin Genel Müdür ve 3 yardımcısına ödenen mali haklar toplamının ise 18.948.865,37TL olduğunu görüyoruz. Ödemelere bakılınca hiçte zarar eden bir şirket görüntüsü yok. Şirket belediyenin olunca demek ki böyle oluyormuş.
Böyle bir yapıdan Şirketin hayatını idame ettirmesi imkansızdır. Üç kişi daha olsa çift kale maç yapacak hale gelirlerdi. İşte bu kafadan rasyonel bir iş çıkmaz ve bu Şirket elbette zarar eder. Ortaya çıkan görüntü birilerine yüksek ücretlerle bir koltuk bulmak için YK sayısının abartıldığı izlenimi veriyor. Olan ise vatandaşın vergilerine olmaktadır.
Belediye iştirakleri ile ilgili olarak Sayıştay raporlarına yansıyanlar ise daha vahim. Aşağı yukarı iştiraklerin hepsine yakını borç batağında. Maalesef hayallerle gerçekler arasında uçurum oluşmuş durumda.
Bu kadar açıklama yapmamızın sebebi ise belediye iştiraklerinin adeta batık durumda olmasının sebepleri üzerinde odaklanılarak bir bütün olarak tedbir alınmasına katkı sağlamaktır. Yani ortada adeta büyük bir bataklık oluşmuştur. Dolayısıyla tek tek sineklerle uğraşmak yerine siyasi partilerin arka bahçeleri haline gelen iştiraklere çeki düzen verilmesi gerekmektedir.
Ortaya çıkan denetim raporlarına göre durum oldukça vahim. Bir de yayınlanmayan raporlar düşünüldüğünde ne demek istediğimiz daha iyi anlaşılacaktır. Bu nedenle vergi gelirlerine yüklenmek yerine mahalli idarelerin bir bütün olarak analiz edilerek harcamaların kontrol altına alınması gerektiğini düşünüyorum. Bu ülke hepimizin ve belediye başkanlarının keyfi için bu kuralsızlıklara sessiz kalınmaması gerektiğini ve dur denilmesinin vaktinin geldiğini düşünüyorum.
İyi niyetlerle vatandaşa hizmet etmek için kurulan belediye iştirakleri günün sonunda ya istihdam ya da ihalesiz işler merkezlerine dönüşmüştür. Sabırla bekliyoruz.
Benzer Haberler
Diyanet 1.128 sözleşmeli personel alacak
24 maddelik torba teklifin tam metni!
Resmi Gazete'de yayımlandı.Tapuda yeni dönem...
Resmi Gazete'de bugün (22.05.2026)
Gençlik ve Spor Bakanlığı 2.610 sözleşmeli personel alacak
Binlerce kişiye bayram müjdesi! Ödemeler öne çekildi
Malül aylığı alanlar işe başlarsa aylıkları kesilir mi?
En fazla hizmetlerimin kaç yılı için ikramiye alabilirim?