Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi üzerindeki mülahazalar
Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Ahmet ÜNLÜ'nün yazısı....
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin üzerinden altı yıldan fazla bir süre geçmesi nedeniyle devlet teşkilatlanması ve personel sistemi açısından konuyu farklı açılardan değerlendirmeye çalışacağız.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin ilk kararnamesi 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesidir.
Bismillah denilerek yürürlüğe konulan bu Kararnamenin üzerinden altı yıldan fazla bir süre geçti. Bu Kararname ve sonrasındaki kararnamelerle devlet teşkilatlanmasında köklü değişiklikler yapılmıştır.
Gelinen süreçte Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin hayata geçirilmesinde önemli bir köşe taşı olan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin birçok maddesi de Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş ve yeniden düzenleme yapılması için süre verilmiştir.
2018 yılında müsteşarlıklar ve müsteşar yardımcılıkları kaldırılarak bu kadrolarda bulunanlar şahsa bağlı hale getirilmişti. Şu an dahi şahsa bağlı olarak bu kadroları işgal edenler bulunmaktadır.
Müsteşarlıkların ve yardımcılığının hiyerarşik sistemden kaldırılması sonrasında bu görevler Bakan Yardımcıları tarafından yürütülmeye başlanmıştır. Bakandan sonraki hiyerarşik kademenin bakan yardımcısı olması sonrasında ister istemez çok başlılık ortaya çıkmaya başlamıştır. Yani bakandan sonraki hiyerarşi olan bakan yardımcısı kadrosunda birden fazla kişi bulununca bunlardan hangisi ikinci adam olacak ve bakanlığı sevk ve idare edecek sorusu gündeme gelmeye başladı. Öyle ya bakanın görevlendireceği bir bakan yardımcısı diğerlerinin üzerine çıkarılamayacağı için ister istemez sorun oluşacaktır. Şuan bakanlıklardaki en temel sorunlardan birisi budur.
Bu nedenle yeni sitemde hem bakan yardımcılığından beklenen fayda sağlanamadı hem de bakanın dışında bakanlığı sevk ve idare edecek ikinci adamın tespitinde sorunlar oluştu. Bu durum ise ister istemez kaldırılan Müsteşarlık özlemini körüklemektedir.
Özellikle bakan yardımcılarının konu uzmanı olmaları sisteme ciddi zarar vermektedir. Halbuki deneyimli kişilerle yeni sistemin performansı daha fazla artacakken uygulamadan kaynaklı sorunlarla sistem zarar görmüştür.
657 sayılı Kanun’un 68’inci maddesinde yapılan değişiklik sonrasında üst kademe kamu yöneticiliğine yapılan atamalarda kamu hizmeti şartı büyük oranda kaldırıldı. Genel müdür ve üstü görevler için kamu hizmeti şartı bulunmuyor. Bu durum sisteme taze kan enjekte etmek, hatta özel sektörün dinamizmini ve farklı bakışını kamuya kazandırmak amacıyla yapılmıştı. Ancak gelinen noktada istenen amaca büyük oranda ulaşılamadı. Hatta bazı kurumlarda ciddi sıkıntılar oluşturmaya başladı.
Gelişen olaylar ülke olarak bizden beklentileri arttırdı. Adeta dünyadaki mazlum ülkelerin tutunacak dalı haline geldik. Bu nedenle iç bünyedeki sistemsel sorunlar acilen çözülerek dünya ölçeğinde işlere imza atmamız gerekiyor. Adeta dünya kan gölüne döndü ve daha da dönecek gibi. Yıllarca gerçek yüzlerini gizleyenlerin şu an bütün çıplaklığıyla gerçek yüzleri görülmeye başladı. Zalimler zulmünü gizleme gereği dahi duymuyorlar. Adeta her yaptıklarının yanlarına kalması iştahlarını daha da arttırıyor.
Bunun içinde öncelikle konu uzmanı kişilerle ve üniversite hocalarıyla ciddi bir kamu yönetimi reformuna hazırlık yapılması gerekiyor. Bunun içinde öncelikle ciddi bir durum analizi yapılarak kamu yönetimindeki sorunların kaynağının tespiti gerekiyor. Nitelikli ve tecrübeli insan kaynağı ise çözüm üretilmesinde anahtar rolünde olacaktır.
İkinci aşamada ise ortaya konulan sorunların sistem kaynaklı mı yoksa uygulamadan kaynaklı mı olduğu tespit edilmelidir. Bazen çok nitelikli araçlar dahi usta olmayan ellerde hurdaya dönebilir.
Üçüncü aşamada ise ortaya konulan tespitler ışığında çözüm önerileri üretilmelidir. Bunun için de işi çok fazla teoriye boğmadan kamu yönetimindeki tespit edilen sorunlu alanlara neşter atılması gerekiyor.
Unutulmamalıdır ki çözüm üretilmeden geçirilen her gün dünyadaki akan kana çare üretilememesi anlamına gelmektedir. Her sorunun çözüm anahtarı elimizdedir. İşin hakikati ise yapılan çok basit analizde dahi ne kadar basit işlerle uğraşıldığı ve zaman kaybedildiği görülecektir. Anlayacağınız sorumluluğumuz çok büyüktür. Sonuç olarak hiçbir şey için geç kalındığını düşünmüyoruz. Yeter ki ilk adımı atalım.
Benzer Haberler
Resmi Gazete'de bugün (20.09.2026)
Resmi Gazete'de bugün (19.09.2026)
Resmi Gazete'de bugün (18/09/2026)
Şimşek'ten memur ve emekli zammı açıklaması
Zam tabelaya yansıdı: Motorin 100 lirayı aştı!
Resmi Gazete'de bugün (17.09.2926)
Resmi Gazete'de bugün (16.09.2026)
Resmi Gazete'de bugün (15.09.2026)