Etik Kurul penceresinden kamuda yaşanan resimli etik ihlalleri
Ahmet Ünlü'nün yazısı....
Bu köşede zaman zaman Kamu Görevlileri Etik Kurulu kararlarına yer vererek bu kurulun daha etkin olması gerektiğini açıklamaya çalıştık. Gördüğümüz en temel husus ise bu kurulun bu haliyle dahi verdiği kararlarda çok ciddi bir işlev gördüğüydü. Bu yazımızda ise bu kurulun hazırlamış olduğu takvimde resimlerle etik ihlallerini anlatan son derece etkili ve anlamlı mesajlar ışığında kamuda yaşanan etik ihlallerini örnekler ışığında izah etmeye çalışacağız.
Hazırlanan takvim ve resimler oldukça etkileyici olmuş. Ocak ayında bir kamu görevlisi çiçek dikiyor, başka bir kamu görevlisi ise dikilen çiçekleri arkadan söküyor. Aslında iki kamu görevlisi de kendisine verilen görevi yapıyor. Dikkatli bir göz bu tür olaylara sıklıkla rastlayacaktır. Nitekim birinin yaptığı güzel bir işi sonradan gelen, halef selef olmanın verdiği hınçla acımasızca yıkabilmektedir.
Takvimde yer alan resimde, bu köşede sıklıkla gündeme getirdiğimiz lüks araçların nasıl kullanıldığı ironik bir şekilde açıklanmıştır. Bir kamu kurumunun önünden geçen iki arkadaştan birisi diğerine “araba fuarına mı geldik” diye soruyor, arkadaşı ise sıralanmış arabalara bakarak “yok canım belediyeler toplantısı” diye cevap veriyor. Bu görüntüler maalesef vakayı adiye haline gelmiştir ve iyice kanıksanmıştır. Sadece garibanlara uygulanan mevzuatın geçerliliği de kalmamıştır. Her halde bu konuya dur deme zamanı gelmiştir.
Kamu kurumlarında görev ve yetkilerin menfaat sağlama amacıyla kullanıldığı sıklıkla görülen bir uygulamadır. Hazırlanan resimde belediyelerde sıklıkla yaşanan imar vurgunları güzel bir resimle açıklanmış. İmar işlerinde çalışan bir kamu görevlisi “imar onayını verdim… Sen bugün arsaları topla hanım…” diye telefonla konuşuyor. Bazı kamu görevlilerinin özel sektördeki firmaların danışmanı gibi hareket ettiği bilinen ama bir türlü de önüne geçilemeyen acı bir gerçektir.
Kamu görevlisi yeter ki bir kereliğine de olsa yanlış yola girmesin. Aksi takdirde yanlışlar çorap söküğü gibi gelmektedir. Resimde olduğu gibi gizli kalması gereken küçük bir bilgi muhataplarını biranda zengin yapabilmektedir. Ama milyonlarca kişinin de hakkına girildiği unutulmamalıdır.
Hazırlanan resimde kamuya ait bir araç “gelin arabası” olarak kullanılmaktadır. Gelin arabasının arkasında küçük harflerle “resmi hizmete mahsustur” ifadesi ile büyük harflerle “MUTLUYUZ” ifadesini görüyoruz. Resmi araçların bırakın düğünlerde kullanımını servis aracı olarak kullanılmasını bile kanıksadık. Belki de bundan sonraki takvimlerde resmi araçların arka camına “İçeride bebek var” ibaresi yazılacaktır.
Bir kamu kurumuna giden iki kişi kapıda yük aracıyla hediye kolileri taşıyan bir kişiyi görünce diğerine “ihaleler başladı anlaşılan…” ifadesini kullanıyor. Bu görüntüler kamuda sıklıkla görülmektedir. Bu hediyeleri ne alanlar utanıyor ne de verenler. Bundan sonraki takvimlerde üst düzey kamu görevlilerine “Emlakta şok indirim var” ibaresi yazılacaktır.
Bir kamu kurumuna biri unvanlı diğeri sıradan bir vatandaş gidiyor. Sıradan vatandaş “sıranı bekle” diye azarlamaya muhatap olurken unvanlı bir müdüre “şimdi sizi alıyorum efendim” deniyor. Bu manzara da kamu kurumlarında sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Kimi vatandaşlar kapı kapı dolaştırılırken hatırlılar bir telefonla işini halledebilmektedirler.
Kamu sınavlarında sıklıkla karşılaşılan kayırmalar güzel bir resimle açıklanmış. Resimde, bir özgeçmiş üzerine iliştirilen “Genel Müdür Yeğeni” ifadesini görüyoruz. Son dönemde yaygınlaşan sözlü sınavlar bu manzaraları sık görülür hale getirmiştir.
Hazırlanan resimde mobbing yapan amirini şikayet eden boynunu bükmüş bir personel amiri tarafından sıkıştırılıyor ve “bu kurumda mobbing olduğunu sen mi uydurdun!!!” diye bağırıyor. Kiralık vicdanlı amirlerde bu durum sıklıkla görülür. Hele bir de şikayet dilekçeleri incelensin diye şikayet edilenlere gönderildiğini düşünün.
Halka hizmet bilincini anlatan bir resimde bir vatandaş, kamu kurumuna geliyor ancak, kamu görevlisi “mesai bitti, yarın gelirsiniz artık…” diyerek vatandaşın işini yapmıyor. Bu manzaraya da kamuda sıklıkla karşılaşılmaktadır. Ancak, öyle kamu görevlileri de var ki işi bitmeden asla görev yerini terk etmez ve mesai mefhumu gözetmeden çalışır. Bunların da hakkını teslim etmek gerekiyor.
Hazırlanan resimde kamuda sıklıkla karşılaşılan bir manzara örnek verilmiş. Bir tarafta sabahtan akşama kadar çalışan ve dosyalara gömülmüş bir personel, diğer tarafta ise keyfi yerinde telefonla uğraşan başka bir personel. Amir, çalışan personelin başında durarak “performansından hiç memnun değilim!!!” diyerek somurtuyor.
Hazırlanan resimde adalet ve nüfuz el terazisinde tartılıyor ve nüfuz kefesi ağır basıyor. Ne kadar acı bir manzara değil mi?
Bir kamu görevlisi ihaleye arkadaşı girdiği için kara kara düşünüyor. Kafasının bir tarafında “ihaleye arkadaşım katıldığına göre komisyondan çıkmam gerekir…” diye bir düşünce, diğer tarafında ise “kim bilecek ki???” düşüncesi dolaşıyor. Ne kadar da tanıdık manzaralar değil mi?
Benzer Haberler
Kamu kurumlarındaki başlıca zaman hırsızları (2)
Resmi Gazete'de bugün (21.09.2026)
Resmi Gazete'de bugün (20.09.2026)
Resmi Gazete'de bugün (19.09.2026)
Resmi Gazete'de bugün (18/09/2026)
Şimşek'ten memur ve emekli zammı açıklaması
Zam tabelaya yansıdı: Motorin 100 lirayı aştı!
Resmi Gazete'de bugün (17.09.2926)