Telefon
WhatsApp
Kamu görevine ilk defa yapılacak atamalarda sözlü sınavlar daraltılıyor

Bugünkü yazımızda AK Parti’nin Seçim Beyannamesi’nde kamu personeline yönelik olarak seçimler sonrasında yapacağını belirttiği hususları açıklamaya çalışacağız.

2024 yılında memur, işçi ve emeklilere refah payı verilecek

Beyannamede; “Memurların, işçilerin ve emeklilerin aylıklarına 2023 ve 2024 yıllarında enflasyonun üzerinde en az büyüme oranında refah payı artışı vereceğiz.” ifadesine yer verilmişti.

Yeni yapılacak toplu sözleşmeye göre memurlara, sözleşmeli personele ve memur emeklilerine 2024 yılı için en az büyüme oranında refah payı artışı da verilecektir. Aynı durumun toplu sözleşmede 2025 yılı içinde verileceğini düşünüyoruz.

Seçimler sonrasında en düşük memur maaşının 22 bin TL olması iktidarın seçimler öncesinde verdiği sözün arkasında durduğunu göstermektedir. Benzer yaklaşımın diğer vaatler için de geçerli olacağını ifade etmemiz yerinde olacaktır.

Beyannamede; “Suç ve cezanın şahsiliği esastır. Kamu hizmetine girmede ve hizmetin sunulmasında kimse kendine ait olmayan bir suçun cezasını çekmek anlamına gelebilecek bir muameleye tabi tutulamaz. Bu anlayışla kamu hukuku uygulamalarında gerekli yasal ve idari tedbirleri alacağız.” ifadesine yer verilmişti.

Başkalarının suçunun birilerine çektirilmesi hem insani hem de İslami bir uygulama değildir. Yüce Kitabımızda (Fatır Suresi); “Hiçbir günahkar başkasının günahını yüklenmez. Yükü ağır olan biri (bir başkasını) onu yüklenmeye çağırsa, bir yakını bile olsa kendisine ondan bir şey yükletilmez...” emrini dikkate aldığımızda uygulamanın ne kadar vahim olduğu ortaya çıkmaktadır.

Uygulamada adayların yakınlarının işledikleri suçlar nedeniyle kamuya girişlerde sorun çıkabilmektedir. Bu yönde mevzuatta herhangi bir düzenleme olmasa da uygulamada sıkıntılarla karşılaşılabilmektedir. Anlaşıldığı kadarıyla yapılacak kanuni düzenleme ile adayların yakınlarının işledikleri suçlardan dolayı kamuya girişlerinin önündeki engeller kaldırılmaktadır. Özellikle mülakat uygulaması olan kariyer meslekler için böyle bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu belirtmek isteriz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tekrar seçimi kazanması nedeniyle uygulamada yaşanan bu tür sorunların en kısa sürede düzeltileceğini düşünüyoruz. Zaten sorun mevzuat kaynaklı olmayıp uygulamadan kaynaklanmaktadır.

Beyannamede; “Kamu görevine ilk defa yapılacak atamalarda, görevin niteliğinin gerektirdiği haller dışında mülakat usulünü kaldıracak, atamaları yazılı sınav sonuçlarına göre yapacağız.” ifadesine yer verilmişti.

Daha önceki yazılarımızda sıklıkla ifade ettiğimiz üzere kamuya girişlerdeki mülakat uygulamasının oldukça genişletildiğinden bahsetmiştik. Bu durum ise uygulamada ister istemez ciddi rahatsızlıklara ve mağduriyet algısına yol açmaktadır. Özellikle sınavların kayıt altına alınmaması ve şeffaf yapılmaması adayları rahatsız etmektedir. Beyannamede bu yönde bir açıklama yapılması ve seçimlerin de kazanılması nedeniyle yeni dönemde düzenleme yapılacağını bekleyebiliriz.

Bu bağlamda kamuya işçi ve memur alımında yaşanan sorunlar ve mülakatın tek belirleyici olmasını bu köşede sıklıkla eleştirmiştim. Bir yazımda; “Birçok kamu kurumu, memur alımında “Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik” kapsamı dışına çıkmıştır. Bu nedenle KPSS B grubu kadrolara personel alımında sözlü alım yöntemi getirilmiş ve işin adeta suyu çıkarılmıştır. Sözlü alım yöntemi ile nitelikli personel seçimi yapılacağı gibi bir savunmanın ne kadar bayatladığı yaşanan süreçte görülmüştür. Yine il özel idareleri ve belediyelerin ısrarları sonucunda KPSS B grubu kadrolara memur alımına sözlü sınav getirilmiştir. Maalesef, il özel idareleri, belediyeler ve bunlara bağlı kuruluşlar ile bunların üyesi olduğu mahalli idare birlikleri ve döner sermayeli kuruluşlara ilk defa memur olarak atanacaklara ilişkin usul ve esasları düzenleyen yönetmeliğin bu haliyle ne sistem kurulabilir, ne siyasi atamalar önlenebilir, ne de liyakat merkeze oturtulabilir. Yani yönetmelik bu haliyle sadece sinek üretir ve bataklık baki kalır. Böyle olunca da her belediye başkanlığı seçiminde birçok personel diken üstünde ecelini beklemek zorunda kalmaktadır….” ifadesini kullanmıştım.

Kamuya katılımcı yönetim uygulaması getirilecek

Beyannamede; “Kamu personel sisteminde, memurundan yöneticisine her seviyede çalışanların, kurumlarının iş ortamı, çalışma koşulları gibi konulardaki süreçlere iştirakini sağlayacak katılımcı bir sistem kuracağız.” ifadesine yer verilmişti.

Kamu yönetiminde katılımcı yönetimin hayata geçirilmesinin oldukça önemli olduğunu düşünüyoruz. Özellikle sendikalar vasıtasıyla bu konularda etkili olunduğunu ifade edebiliriz. Ancak daha ileri bir seviye için kanuni düzenleme yapılması ise yöneticileri katılımcı yönetime zorlamak ister istemez yönetimde kaliteyi arttıracaktır. Kamu yönetiminde böyle bir anlayışa ihtiyaç olduğunu ifade etmek istiyoruz.

Beyannamede; “Kamuda liyakati esas alan yaklaşımımızı güçlendirerek sürdüreceğiz. Bu çerçevede liyakat ölçütlerini daha şeffaf bir şekilde ortaya koyan ve daha etkili uygulanmasını sağlayıcı mekanizmaları geliştireceğiz.” ifadesine yer verilmişti. Beyannamedeki bu ifadeler uygulamada bu konuda sorun olduğunu göstermektedir.

Bu köşeyi takip edenler kamu yönetiminde liyakatin olmazsa olmaz olduğunu ve işportacı yöneticileri sıklıkla gündeme getirdiğimizi hatırlayacaklardır. Nitelikli personel gücünü bilgisinden, niteliksiz personelse kişisel ilişkilerden almaktadır. Bu nedenle kamuda liyakatin merkeze alınması olmazsa olmaz bir yaklaşım haline getirilmelidir.

Daha önceki yazılarımızda kamu yöneticisi olarak görev yapanlardan 1.500-2.000 kişinin bütün özellikleriyle masaya yatırılarak ciddi bir analize tabi tutulmasını önermiştik. Bu sayede çapraz bir kontrol yapılarak liyakatsiz olanların sistem dışına itilmesinin sağlanmasını önermiştim. Kamu yönetiminde liyakatin merkeze alınmasının yapısal bir reform niteliğinde olduğunu ifade edebiliriz. Bu konunun oldukça meşakkatli olduğunu da belirtmemiz gerekiyor. Nihayetinde bozulmanın da düzelmenin de temelinde liyakat yatmaktadır.

Beyannamede; “Çalışma hayatında güvenceli esnekliği artıracağız.” ifadesine yer verilmişti.

Bu ifade farklı anlamlara çekilmeye müsait olsa da esnek çalışma yöntemlerinin uygulanacağı anlamı çıkarılmalıdır. Bu nedenle kamu yönetiminde esnek çalışma yöntemi sıklıkla gündeme getirilmesine rağmen maalesef yaygınlaştırılamamıştır. Özellikle pandemi döneminde esnek çalışma yöntemi uygulanmış ve başarı da sağlanmıştır. Ümit ederiz ki esnek ve uzaktan çalışma yöntemi daha da yaygınlaştırılır. Cumhurbaşkanlığı seçiminden başarı ile çıkan sayın Erdoğan’ın verdiği sözü yerine getirmede hassas olduğunu, bir de yapılacakların herhangi bir maliyetinin olmadığını düşününce verilen sözlerin kısa sürede yerine getirileceğini ifade etmemiz kehanet olmayacaktır. Kamu personeline ve adaylarına şimdiden hayırlı olsun diyoruz.

 

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!