Kamu personeline yol ve yön gösteren soru ve cevaplar
Ahmet ÜNLÜ yazdı... Yeni şafak
Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü’nün mahalli idarelerin personele yönelik sorularına ilişkin cevaplardan okuyucularımıza yol ve yön gösterecek nitelikte olanları paylaşmaya devam ediyoruz.
Belediyede boş bulunan daire başkanı kadrosuna 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68/B maddesinin ek hükmü uyarınca 5 yıllık hizmet süresi şartını sağlayanlar atanabilir mi?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68/B maddesinin üçüncü fıkrasında; “Cumhurbaşkanı onayıyla yapılan atamalarda Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde öngörülen hizmet süresi şartları aranır. Üst kademe kamu yöneticisi sayılmayan daire başkanı ve bu kadrolara denk yönetici kadrolarına yapılacak atamalarda bu bentte öngörülen hizmet süresi yükseköğrenim gördükten sonra beş yıl olarak uygulanır. Ancak bu beş yıllık sürenin hesabında Devlet memurlarının kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirilen hizmet süreleri esas alınır.” hükmüne yer verilmektedir.
Mezkûr fıkraya göre, memuriyet dışında serbest olarak çalışılan veya resmi veya özel sektörde geçen süreler; Teknik Hizmetler, Sağlık Hizmetleri, Avukatlık Hizmetleri Sınıfları ile Millî Eğitim Bakanlığı kadroları ve basınla ilgili kadrolar için dikkate alınırken, aynı sürelerin Genel İdare Hizmetleri Sınıfına ait kadrolar bakımından kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirilmesine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
Dolayısıyla daire başkanı kadrosuna atanmak için iki husus ortaya çıkmaktadır; Birincisi; zorunlu olan 5 yıllık hizmet süresinin kamu kurumlarında memur kadrolarında geçirilmesi gerekmektedir.
Yukarıda verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, yükseköğrenim sonrası kamu kurumlarında 5 yılı aşkın memuriyet hizmeti bulunan ilgili personel daire başkanı kadrosuna atanabilecektir. Aynı şekilde kamu kurumlarındaki daire başkanlıklarına da aynı şartlarda atamanın mümkün olduğunu ifade edebiliriz.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Yıllık İzin” başlıklı 102 nci maddesinde; “Devlet memurlarının yıllık izin süresi, hizmeti 1 yıldan on yıla kadar (On yıl dahil) olanlar için yirmi gün, hizmeti on yıldan fazla olanlar için 30 gündür. Zorunlu hallerde bu sürelere gidiş ve dönüş için en çok ikişer gün eklenebilir.” hükmü ile “Yıllık İzinlerin Kullanılışı” başlıklı 103 üncü maddesinde, “Yıllık izinler, amirin uygun bulacağı zamanlarda, toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabilir. Birbirini izleyen iki yılın izni bir arada verilebilir. Cari yıl ile bir önceki yıl hariç, önceki yıllara ait kullanılmayan izin hakları düşer. Öğretmenler yaz tatili ile dinlenme tatillerinde izinli sayılırlar. Bunlara, hastalık ve diğer mazeret izinleri dışında, ayrıca yıllık izin verilmez. Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir.” hükümlerine yer verilmiş olup yıllık iznin kapsamı belirlenmiş ve bu izinlerin nasıl kullanılacağı açıklanmıştır.
Diğer taraftan, mezkûr Kanunun “Mazeret İzni” başlıklı 104 üncü maddesinde mazeret izinleri hüküm altına alınmış olup (C) bendinde, “(A) ve (B) fıkralarında belirtilen hâller dışında, merkezde atamaya yetkili amir, ilde vali, ilçede kaymakam ve yurt dışında diplomatik misyon şefi tarafından, birim amirinin muvafakati ile bir yıl içinde toptan veya bölümler hâlinde, mazeretleri sebebiyle memurlara on gün izin verilebilir. Zaruret hâlinde öğretmenler hariç olmak üzere, aynı usûlle on gün daha mazeret izni verilebilir. Bu takdirde, ikinci kez verilen bu izin, yıllık izinden düşülür.” ifadelerine yer verilerek, birim amirlerinin muvafakati ile duruma göre atamaya yetkili amir, vali, kaymakam veya diplomatik misyon şefi tarafından memurlara on “gün” mazeret izni verilebileceği, aynı usulle ikinci kez bu iznin verilmesi halinde ise bu kısmın yıllık izinden düşüleceği ifade edilmiştir.
Yukarıdaki hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; çalışanların izin haklarının kanunla düzenleneceği hususu Anayasamızda güvence altına alınmış ve 657 sayılı Kanunda izinler konusu detaylı bir şekilde düzenlenmiş olup, kurum içi uygulamalar sonucu ortaya çıkan ve saatlik izin olarak anılan konuda ise herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığından gün içinde verilen bu tür izinlerin toplanarak her 1 güne isabet eden kısmının yıllık izinden veya mazeret izninden düşülmesinin hukuka uygun olmayacağı mütalaa edilmektedir.” denilmektedir.
Bu itibarla, gün içinde çeşitli sebeplerle personele verilen saatlik izinlerin yıllık veya mazeret izinlerinden düşülmesine imkan bulunmamaktadır.
Yukarıda yer vermiş olduğumuz görüşler doğrultusunda ilgili Genel Müdürlük tarafından kapsamlı bir genelge çıkarılarak kamu kurumların sorunlarına çözüm üretilmesinin faydalı olacağını düşünüyoruz. Bu vesileyle de Genel Müdürlüğün iş yükü ciddi oranda düşecektir.
Benzer Haberler
Resmi Gazete'de bugün (27.07.2026)
Resmi Gazete'de bugün (26.07.2026)
Resmi Gazete'de bugün (24.07.2026)
Resmi Gazete'de bugün (23.07.2026)
Resmi Gazete'de bugün (22.07.2026)
Resmi Gazete'de bugün (21.07.2026)
Resmi Gazete'de bugün (20.07.2026)
Resmi Gazete'de bugün (19.07.2026)