Kamu personelinin gözünden kamuda görülen personel sorunları
Yeni şafak gazetesi yazarı Ahmet Ünlü'nün yazısı...
Okuyucularımızın sesi olmaya devam ediyoruz. Bugünkü yazımızda okuyucularımıza sorduğumuz “Kurumlarınızda gördüğünüz ve düzeltilmesini istediğiniz üç sorunu yazabilir misiniz?” sorusuna çok sayıda yorum geldi. Bugünkü yazımızda bu sorunun cevabını açıklamaya çalışacağız.
Bir okuyucumuz mesajında; “1. Yönetici sıfatı taşıyan kişilerin yeterli donanıma sahip olmaması. 2. Kurum içi eğitimlerin verilmemesi 3. Aynı işe farklı ücretlendirme. 4. Teknik olan bir çalışanın teknik olmayanlarla hemen hemen aynı ücreti alması.” ifadelerini kullanmış.
Bir okuyucumuz mesajında; “Yardımcı Hizmetler Sınıfı personeline derhal çözüm bulunmalı, temizlik işçileri o masa başından yani memurun yerinden kalkmalı. YHS memurlar hakkına kavuşmalı çekilen çile bitmelidir.” ifadelerini kullanmış.
Daha önceki yazılarımızda da belirtmiş olduğumuz üzere kamu kurumlarındaki aynı işler üç farklı statüde ve üç farklı maaşla yaptırılmaktadır. Yani, kamuda aynı iş memur statüsündeki YHS personeline, işçilere ve sözleşmeli personele yaptırılmaktadır. Bu durum ise ister istemez kurumsal barışı bozmaktadır.
Başka bir okuyucumuz mesajında; “Sendika iş yeri temsilcisinin aynı zamanda kurumun idarecisi olması” ifadelerini kullanmış.
Başka bir okuyucumuz mesajında; “Mobbing, liyakat, adalet, eğitim, maaş, mühendislik meslek kanunu” ifadelerine yer vermiş.
Başka bir okuyucumuz ise mesajında; “En önemli konu diyelim ki bir sorun yaşadın hakarete uğradın dayak yedin tehdit edildin kurumda hakkını arayacak bir avukat yok. Devletin memurunu savunacak bir yapı yok. İlla kendin gidip şikayetçi olacaksın avukat tutacaksın ya da dava açacaksın. Devletin işini yapıyorsun.” ifadelerine yer vermiş.
Kamu kurumlarında yaşanan sorunların temelinde maalesef adaletsiz uygulamalar yatmaktadır. Bu soruna köklü çözüm getirildiğinde birçok sorun kökten çözülecektir. Adaletin merkeze konulup ta çözülemeyen hangi sorun olabilir ki?
Başka bir okuyucumuz mesajında; “Mühendislik meslek kanununun olmaması, kamu mühendisleri için büyük bir mağduriyettir.” ifadelerine yer vermiş.
Kamu mühendislerinin sorunlarını uzun süredir gündemde tutmaya çalıştım. Maalesef bu konuda istenen mesafe alınamadı. Temennimiz bu konunun kısa sürede çözüme kavuşmasıdır.
Başka bir okuyucumuz mesajında; “1-Yardımcı Hizmetler Sınıfına gereken yükselme imkanının verilmemesi 2- Memur disiplin affının yapılmaması 3- Emniyet Genel Müdürlüğünde çalışan sivil memurlara emeklilikten sonra silah taşıma ruhsatı verilmemesi.” ifadelerine yer vermiş.
Son disiplin affının 2006 yılında yapıldığı düşünüldüğünde 18 yıldır disiplin affı çıkarılmadığı anlaşılmaktadır. Bundan önceki disiplin affı ise 1999 yılında 4455 sayılı Kanun’la yapılmıştı. Bu nedenle bütçeye herhangi bir mali yük getirmeyen disiplin affına ilişkin düzenlemenin kısa sürede Meclis’e gelmesinin faydalı olacağını düşünüyoruz. Zaten af kelimesi duyulduğunda beklenti satın alınır ve süreç ister istemez hızlanır.
Daha önce Bakan Işıkhan tarafından şu ifadeler kullanılmıştı: “Sadece mali haklar değil, sosyal haklara ilişkin çok sayıda teklif maddesi bulunmaktadır. Bugün müzakerelerle geldiğimiz nokta üzerinde uzlaşacağımız çok sayıda maddemiz bulunduğunu göstermektedir. Birinci dereceye ulaşan tüm kamu görevlilere 3600 ek gösterge için yetkili konfederasyonla birlikte çalışma yapacağız. Belirli şartlarda disiplin affı çalışması yapacağız. Görevde yükselme sınavlarının belli süre ve düzenli aralıklarla yapılması için çalışmaları sürdüreceğiz. Hac izni verilmesi konusu, TOKİ konutlarında evi olmayanlara öncelik verilmesi konusunda paydaşlarımızla yakın istişare içinde bulunacağız.”
Gelinen noktada bu konularda mesafe alınamadığı görülmektedir. Birinci dereceye ulaşan tüm kamu görevlilere 3600 ek gösterge verilmesinin bütçeye getireceği mali yük düşünüldüğünde bu konuda kısa vadede bir çözüm beklemek oldukça zor.
Ancak disiplin affının bütçeye getireceği bir yük olmaması işi kolaylaştırıyor. Yetkili kişilerin verdiği sözler gecikince ister istemez tepki oluşmaktadır. Bu nedenle disiplin affının çok fazla sürüncemede bırakılmadan biran önce hayata geçirilmesi faydalı olacaktır. Unutulmamalıdır ki zaman ilerledikçe yıpranma daha da artacaktır.
Benzer Haberler
Resmi Gazete'de bugün (20.09.2026)
Resmi Gazete'de bugün (19.09.2026)
Resmi Gazete'de bugün (18/09/2026)
Şimşek'ten memur ve emekli zammı açıklaması
Zam tabelaya yansıdı: Motorin 100 lirayı aştı!
Resmi Gazete'de bugün (17.09.2926)
Resmi Gazete'de bugün (16.09.2026)
Resmi Gazete'de bugün (15.09.2026)