Kamuda birden fazla yerden alınan maaşlarla ilgili yıpratıcı tartışmalar.
Yeni Şafak gazetesi yazarı Ahmet Ünlü bürokratların birden fazla yerden maaş almalarına ilişkin kanun teklifini masaya yatırdı.
Bu köşeyi takip edenler kamu görevlilerinin aldığı birden fazla maaşla ilgili çok sayıda yazı kaleme aldığımı ve önerilerde bulunduğumu hatırlayacaklardır. Öyle ki bürokratların aldığı ilave yüksek maaşlar basının sürekli olarak gündemden düşürmediği popüler konuların tepesinde yer aldı. Nihayetinde konu Meclise Kanun Teklifi olarak geldi. Tartışma tam da bitti derken şimdi de farklı bir tartışma gündeme geldi. Tartışmaların geldiği noktayı ve çözüm önerimizi açıklamaya çalışacağız.
Kamuda çift maaş düzenlemesine ilk defa çeki düzen verilmesi 2001 yılında yürürlüğe konulan 631 sayılı KHK ile getirildi.
Daha sonra bu maddede 2012 yılında bir değişiklik yapılarak söz konusu madde hükmü; “Memurlar ve diğer kamu görevlilerinden, kurum ve kuruluşların yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda görev alanlara, kurum içi ve kurum dışı ayrımı yapılmaksızın bu görevlerinden sadece biri için ücret ödenebilir. Bu maddenin uygulanmasında oluşacak tereddütleri gidermeye Maliye Bakanlığı yetkilidir” şeklini almıştır.
Konuyla ilgili olarak yürürlüğe konulan 162 seri no.lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği ile de konu örneklerle açıklanmaya çalışılmıştır.
Kanun teklifi ile 631 sayılı KHK’nin 12’nci maddesinde düzenleme yapılarak kamuda çift maaş konusu kısıtlanmaya çalışılıyor. Elbette bu zamana kadar konuyla ilgili sorulan sorular ve açık kapılar da sonlandırılmaya çalışılıyor. Meclis Komisyonundaki tutanaklara bakıldığında iktidar ve muhalefet partilerinin bu konuda kalıcı çözüm üretmeye çalıştığı görülüyor.
Kanun Teklifinin genel gerekçesinde getirilmeye çalışılan düzenlemeyle ilgili olarak şu ifadeleri yer verilmiştir: “Özel veya kamu ayrımı gözetilmeksizin her statüdeki kurum ve kuruluşun yönetim ve denetim organlarında görev alan her statüdeki kamu görevlilerine (belediye başkanları, belediye meclis üyeleri ve il genel meclisi üyeleri dâhil) kurum içi ve kurum dışı ayrımı yapılmaksızın bu görevlerden sadece biri için ödeme yapılması ve yapılacak ödemelere üst sınır getirilmesi, amaçlanmaktadır.”
Kanun teklifinin 30'uncu maddesinde kamu personelinin birden fazla kurumdan maaş almasına getirilen sınırlamaların detaylarına yer verilmiştir. Maddede yer alan sorunlu alanları maddeler halinde açıklamaya çalışacağız. Bunları şu şekilde sırlayabiliriz:
2- Tartışma konusu hususun alınan ücretlerin yüksekliği olduğu dikkate alındığında ücrete getirilen sınırlamanın KİT Yönetim ve Denetim Kurulu üyelerine ödenen ücretle sınırlandırılması daha isabetli olurdu. Ancak kapsamdaki personele, yürütülen görevler nedeniyle huzur hakkı, ücret, ikramiye gibi her ne ad altında olursa olsun bir ayda yapılabilecek ödemelerin toplam net tutarının, (108.000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarla sınırlama getirilmesi başka bir tartışmanın fitilini ateşlemiştir.
Getirilmeye çalışılan tavan tutar: 108.000*0,907796 = 98.041,96 TL’dir. Bu tutarın yüksekliği ilk bakışta dikkat çekmektedir. Komisyonda bu tutarın fazla olduğu gündeme getirilmiş, bunun yerine asgari ücret kadar ödeme yapılması önerilmiş ancak kabul görmemiştir. Görüleceği üzere şimdiden ödenecek ücretin yüksekliği konusunda gündem oluşturulmaya başlanmıştır.
Bu nedenle emekli vatandaşlar 10.000 TL ücret ile asgari ücretliler de 17.002 TL ücretle nasıl geçineceğini düşünürken ilave ücrete getirilen 98 bin TL tutarındaki tavan ister istemez çok farklı bir algı oluşturmuştur. Adeta algı olgunun yerine geçmiş ve ilave ücret alanların tamamı bu tutarda ücret alacak gibi bir algı oluşturulmuştur.
Kaldı ki bu ödemeleri alanların büyük bir çoğunluğu aldıkları ücret bakımından kamudaki üst ücret grubunda yer alan kesimi oluşturmaktadır. En azından atama kararnamelerinde yer alanlar bunu gösteriyor. Kararnamesiz görevlere atananlar da benzer durumdadır. Bize göre gereksiz tartışmaları sonlandırmak için KİT Yönetim ve Denetim Kurulu Üyelerine ödenen ücretler tavan tutar olarak belirlenmelidir. Bir avuç bürokratın alacağı ilave yüksek ücret için iktidarın kendini gereksiz bir tartışma ile yıpratması doğru değildir. Biz dost olarak uyarımızı yapalım da ister uyulur isterse uyulmaz.
Benzer Haberler
Motorine indirim geliyor
Bakanlık açıkladı: İşte ailelere yapılan yardımlar ve şartları...
Milli Eğitim Bakanlığı 2027 yılında okullarda taşeron işçi çalıştırmayı düşünüyor
Altı başlıkta memur sendikalarına kritik hatırlatmalar
Resmi Gazete'de bugün (25.07.2026)
Maden işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin kurallar güncellendi
Resmi Gazete'de yayımlandı: Tarım Bakanlığı 1.874 personel alacak...
Diyarbakır ve Çanakkale'de deprem