Bir devleti her zaman dışarıdaki kurtlar yıkmaz. Bazen en büyük tehlike, sürüyü korumakla görevlendirilen köpeğin kurtlarla işbirliği yapmasıdır.
Büyük Selçuklu Devleti'nin ünlü veziri Nizamülmülk, yaklaşık bin yıl önce kaleme aldığı Siyasetnâme adlı eserinde devlet yönetiminin en tehlikeli zaaflarından birini çarpıcı bir hikâyeyle anlatır.
Hikâyeye göre hükümdar Behram-ı Gûr, bir yolculuk sırasında çadırının önünde asılı bir köpek gören çobana bunun nedenini sorar. Çoban, yıllarca sürüsünü emanet ettiği köpeğine son derece güvendiğini, onun sayesinde koyunlarına hiçbir kurdun yaklaşamadığını anlatır. Ancak zamanla sürüdeki koyunlar eksilmeye başlamıştır. Çoban, ne kadar uğraşsa da bunun sebebini bulamamıştır. Sonunda sürüsünü gizlice gözetlemeye karar verir. Gördükleri karşısında şaşkına döner.
Meğer sürüyü korumakla görevli köpek, bir dişi kurtla dostluk kurmuş; kurt sürüye girip koyunları parçalarken hiçbir müdahalede bulunmamıştır.
Köpek, korumakla yükümlü olduğu sürünün yok edilmesine göz yummaktadır. Çoban, uğradığı felaketin sebebinin dışarıdaki kurtlardan çok, güvendiği köpeğin ihaneti olduğunu anlar ve onu cezalandırır.
Hikâyeyi dinleyen hükümdar, kendi ülkesinin durumunu düşünmeye başlar. Çünkü hazinesi boşalmış, halkı yoksullaşmış, devlet düzeni bozulmuştur. Oysa bütün bu işleri yönetmesi için yetki verdiği bir veziri bulunmaktadır.
Hükümdar, çobanın yaşadıklarından hareketle vezirinin faaliyetlerini araştırır. İnceleme sonucunda halkın mallarına el konulduğunu, insanların haksız yere hapsedildiğini ve devlet yetkisinin kişisel menfaat için kullanıldığını öğrenir. Ardından vezirin zulmüne son verir, mağdurların haklarını iade etmeye yönelir.
Nizamülmülk'ün asırlar öncesinden verdiği mesaj son derece açıktır:
Devletin imkânlarını emanet ettiğiniz kişilerin, o imkânları kimin yararına kullandığını denetlemiyorsanız yönetmiyor, yalnızca güveniyorsunuz demektir.
Günümüzün çoban köpekleri
Bu hikâyede çoban devletin yöneticisini, sürü vatandaşları, köpek yetki ve sorumluluk verilen bürokratları, kurt ise kamu kaynaklarından haksız menfaat sağlamak isteyenleri temsil eder. Elbette bürokratları tenzih ediyoruz. Maksadımız Nizamülmülk'ün anlattığı hikayenin izdüşümüdür.
Elbette her bürokratı bu benzetmenin içine koymak büyük haksızlık olur. Kamu yönetiminde görevini dürüstlükle yapan, devletin tek kuruşuna sahip çıkan ve hukuka aykırı taleplere direnen çok sayıda kamu görevlisi bulunmaktadır. Ancak bazı makam sahiplerinin kendilerine emanet edilen yetkileri kamu yararı yerine kişisel ilişkiler ve çıkar çevreleri için kullanabilmesi, hikâyenin bugün de önemini koruduğunu göstermektedir.
Bir kamu yöneticisinin denetlemekle yükümlü olduğu şirketle çıkar ilişkisine girmesi, ihale süreçlerini belirli kişilerin menfaatine yönlendirmesi, kamu kaynaklarını yakınlarına kullandırması veya hukuka aykırılıkları bilerek görmezden gelmesi, bu hikâyenin günümüzdeki karşılıklarıdır.
Kurtların sürüye zarar vermesi beklenebilir. Asıl felaket, sürüyü koruması gerekenlerin kurtlara yol göstermesidir.
Asıl sorun, denetimsiz bırakılan yetkidir
Nizamülmülk'ün hikâyesinde gözden kaçırılmaması gereken başka bir husus daha vardır: Çoban, köpeğine o kadar güvenmiştir ki sürüyü saymayı ve kontrol etmeyi ihmal etmiştir.
Devlet yönetiminde de benzer hatalar yapılabilmektedir.
Bir bürokratın geçmişte başarılı olması, uzun yıllar aynı makamda bulunması veya kendisini atayanlara sadakat göstermesi, yaptığı bütün işlemlerin hukuka uygun olduğu anlamına gelmez.
Hele ki kamu kaynaklarını kullanan, ihale yapan, denetim gerçekleştiren veya büyük bütçeleri yöneten kişilerin faaliyetleri yalnızca şahsi güven ilişkilerine bırakılamaz.
Liyakatli atama kadar, atanan kişinin denetlenmesi de önemlidir. Güven, denetimin alternatifi değildir. Yönetimde güven denetimde şüphe esastır ilkesi önemlidir.
Üstelik denetimin yalnızca varlığı da yeterli değildir. Denetim mekanizmaları bağımsız, tarafsız ve etkili olmalıdır. Usulsüzlüğü tespit eden raporlar görmezden geliniyor, hukuka aykırı işlemleri bildiren kişiler baskı altında tutuluyor ve sorumlular korunuyorsa artık sorun tek bir yöneticinin davranışı olmaktan çıkar; kurumsal bir yönetim zaafına dönüşür.
Yöneticinin en büyük yanılgısı
Hikâyenin belki de en önemli dersi, hükümdarın kendi sorumluluğuyla yüzleşmesidir.
Halkın yaşadığı zulmü öğrendiğinde, bütün suçu vezirine yükleyerek kendisini sorumluluktan kurtaramaz. Çünkü o veziri görevlendiren, ona yetki veren ve uzun süre denetlemeyen de kendisidir.
Bugünün kamu yönetiminde de bir üst yöneticinin sorumluluğu yalnızca atama yapmakla bitmez.
Yetki verdiği kişilerin işlemlerini takip etmek, ortaya çıkan usulsüzlük iddialarını ciddiyetle araştırmak, kamu zararının giderilmesini sağlamak ve sorumlular hakkında hukuka uygun süreçleri işletmek zorundadır.
Modern hukuk devletinde bunun yolu keyfî cezalar değil; bağımsız yargı, etkili denetim, hesap verebilirlik ve adil yargılanma güvenceleridir.
Hukuksuzluğa göz yuman yönetici, zamanla yalnızca sorunu seyreden değil, sorunun büyümesine imkân sağlayan kişi hâline gelir.
Son söz: Kurt dışarıda değilse...
Nizamülmülk'ün yaklaşık bin yıl önce anlattığı bu hikâye, bugün kamu yönetiminde yaşanan pek çok sorunu anlamak için hâlâ güçlü bir ders niteliğindedir.
Makamlar değişir, unvanlar değişir, kurumlar ve yönetim sistemleri değişir. Ancak yetkinin kişisel menfaate dönüştürülmesi tehlikesi değişmez.
Bu nedenle devlet yöneticileri yalnızca dışarıdan gelebilecek tehditlere değil, kendi kurumları içerisindeki çıkar ilişkilerine de dikkat etmek zorundadır.
Yolsuzlukla mücadelede en önemli meselelerden biri, hukuka aykırılığı yapan kadar onu koruyan, gizleyen veya bilerek görmezden gelenlerin de hesap verebilir olmasını sağlamaktır.
Unutulmamalıdır ki kamu kaynakları yöneticilerin mülkü, makamlar kişisel çıkarların aracı, vatandaşlar da birilerinin menfaatini karşılamakla yükümlü değildir.
Devletin gerçek gücü, kurtları uzak tutmasından önce, sürüyü emanet ettiği kişilerin kurtlarla işbirliği yapmasını önleyebilmesindedir. Çünkü bazen bir devleti yıpratan, kapısındaki kurtlar değil; kapıyı kurtlara açan bekçilerdir.
Benzer Haberler
Kurtlarla iş tutan çoban köpekleri: Devleti içeriden çökerten ihanetler
16 Ekim 2026 tarihli atama ve görevden alma kararları yayımlandı
Resmi Gazete'de bugün (9.10.2026)
Resmi Gazete'de bugün (08.10.2026)
Resmi Gazete'de bugün (07.10.2026)
Resmi Gazete'de bugün (06.10.2026)
SSK ve Bağ-Kur emeklisinin 3 aylık zammı belli oldu!
Memur-Sen: Enflasyon yükü seyyanen zamla giderilmeli