Meclisteki memurlara ilişkin kanun teklifi beklentileri arttırıyor
Yeni Şafak yazarı Ahmet Ünlü'nün yazısı....
Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi. Kanun teklifinde olandan ziyade olmayanlar üzerinde yoğunlaşılıyor. Memurların merakla beklediği birçok düzenlemenin kanun teklifinde yer almaması ister istemez memurlarda hayal kırıklı oluşturdu. Bu yazımızda konuyu açıklamaya çalışacağız.
Kanun teklifinin özünde Anayasa Mahkemesince (AYM) muhtelif Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin birçok maddesinin iptal edilmesi nedeniyle oluşan hukuki boşluğun giderilmesi için düzenleme yapılması kararları verilmiştir. AYM, kararlarında Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenebilecek alanın sınırlarını Anayasada belirtilen kurallar dahilinde tanımlamış ve bu alanın dışına taşan hükümlerin Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle ile değil ancak kanunla düzenlenebileceği yönünde kararlarını oluşturmuştur.
Daha önceki yazılarımızda da ifade ettiğimiz üzere Disiplin affı 2006 yılında 5525 sayılı Kanun’la yürürlüğe girmişti. Bakan Işıkhan tarafından yapılan açıklamaya göre kısa sürede disiplin affının çıkarılacağı anlaşılmaktadır. Bakan bu konuyla ilgili olarak “Belirli şartlarda disiplin affı çalışması yapacağız” ifadesini kullanmıştı.
Son disiplin affının 2006 yılında yapıldığı düşünüldüğünde 18 yıldır disiplin affı çıkarılmadığı anlaşılmaktadır. Bundan önceki disiplin affı ise 1999 yılında 4455 sayılı Kanun’la yapılmıştı. Bu nedenle bütçeye herhangi bir mali yük getirmeyen disiplin affına ilişkin düzenlemenin kısa sürede Meclis’e gelmesinin faydalı olacağını düşünüyoruz. Zaten af kelimesi duyulduğunda beklenti satın alınır ve süreç ister istemez hızlanır. Kaldı ki bu Ülkede bir FETÖ gerçeği yaşandı ve birçok kişi haksız yere disiplin cezası aldı. Elbette her ceza alanın aynı kapsamda olduğunu iddia etmiyoruz ama FETÖ gerçeğinin de göz ardı edilmemesi gerekiyor.
Ortada resmi taahhütler de yer aldığına göre Mecliste bulunan kanun telifinde disiplin affına ilişkin düzenlemeye yer verilmesinin faydalı olacağını düşünüyoruz. Kaldı ki bu ülkede birçok mahkum ceza kanunlarında yapılan düzenlemeler neticesinde dışarı çıktılar. Disiplin affının bütçeye getireceği bir yük olmamasının da işi kolaylaştıracağını düşünüyoruz. Yetkili kişilerin verdiği sözler gecikince ister istemez tepki oluşmaktadır. Bu nedenle disiplin affının çok fazla sürüncemede bırakılmadan biran önce hayata geçirilmesi faydalı olacaktır. Unutulmamalıdır ki zaman ilerledikçe yıpranma daha da artacaktır.
15.01.2016 tarihinden sonra göreve başlayan veya sözleşmeli statüden memur kadrosuna ataması yapılan ve yapılacak olan binlerce memurun yüzde yüz haklı oldukları halde niçin ilave bir dereceden yararlandırılmadıklarını merak ediyoruz. Bu nedenle kanun teklifine ilave bir derece düzenlemesinin de konulmasının faydalı olacağını düşünüyoruz. Bundan sonraki düzenlemelere de genel bir hüküm konularak göreve başlayan veya göreve başladıktan sonra belirli bir süre geçenlere doğrudan ilave bir derece verileceğine ilişkin hüküm konulması faydalı olacaktır. Bunun için de kanuni düzenleme ile sorunun kökten çözülmesinde fayda olacaktır.
3600 ek gösterge düzenlemesi yapılacağına ilişkin söz verildiği tarihten bu yana çok fazla zaman geçti ve çözüm için de kısa vadede ümit görünmüyor. Ancak memurların beklentisi de artarak devam ediyor. Bu nedenle Meclisteki kanun teklifinde 3600 ek gösterge düzenlemesinin yer alması isteniyor.
Özetle verilen sözler tutulsun deniliyor. Yine okuyucular memur sendikalarının konunun yeterince takipçisi olmadığını düşünüyorlar. Bu konuda düzenleme yapılmasının ülkenin ekonomik durumu dikkate alındığında oldukça zor olduğunu belirtmemiz ister istemez okuyucularımızın canını sıkıyor. Ancak acıda olsa gerçek bu.
Yetkili makamlarda bulunanlar tarafından beklenti oluşturulunca ister istemez beklenti sahipleri biran önce sonuç istiyor. Bütçede yeterli kaynak olup olmaması beklenti sahiplerinin düşüneceği şeyler olmayıp bütçede yeterli kaynak olup olmadığı hususu beklentiyi oluşturanların sorunu olarak görülür. Halbuki sistem bozucu her düzenleme başka sıkıntıları tetikleyecektir ve tetiklemiştir de. Bu nedenle de bazı düzenlemeler zamana yayılarak yapılmaya çalışılmaktadır.
Daha önce de ifade ettiğim üzere böyle bir düzenleme yürürlüğe girdiğinde başkaca birçok dengesizliğin ortaya çıkması kaçınılmazdır. Buna yönelik nasıl bir tedbir alınacağı ise şuan itibarıyla bilinmiyor. Keşke bu tür düzenlemeler yapılacağı yönünde sözler verilmeden önce enine boyuna bir analiz yapılabilseydi.
Şimdiden haklı olarak 3600 ek gösterge düzenlemesi öncesinde ek göstergeleri 3600 olanlar bizim haklarımız ne olacak demeye başladılar. Yine 5510 sayılı Kanuna tabi olan memurlar için 3600 ek gösterge uygulamasının çok fazla bir karşılığı bulunmamaktadır. Ümit ederiz ki Mecliste yer alan kanun teklifine yukarıda yer verdiğimiz hususlara yer verilir.
Benzer Haberler
Motorine indirim geliyor
Bakanlık açıkladı: İşte ailelere yapılan yardımlar ve şartları...
Milli Eğitim Bakanlığı 2027 yılında okullarda taşeron işçi çalıştırmayı düşünüyor
Altı başlıkta memur sendikalarına kritik hatırlatmalar
Resmi Gazete'de bugün (25.07.2026)
Maden işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin kurallar güncellendi
Resmi Gazete'de yayımlandı: Tarım Bakanlığı 1.874 personel alacak...
Diyarbakır ve Çanakkale'de deprem