Memur-Sen neden ölüm sessizliğine büründü?
BirGün yazarı Prof. Dr. Aziz Çelik köşesinde memur emeklilerinin maaşlarındaki ciddi kayıp karşısında niçin sessizliğini bozmadığını köşesine taşımış. Çelik yazısında şu ifadeleri kullanıyor:
Kuşkusuz burada asıl sorumluluk siyasal iktidarın olmakla birlikte Memur-Sen’in sessizliği de manidardır. Memur-Sen ilave ödemenin emekli aylıklarına yansıtılmasını kâğıt üzerinde savunmakla birlikte bu konuda etkili bir eylem yapmıyor, hükümeti açıkça eleştirmiyor ve siyasi iktidar karşısında cesur davranmıyor. Adeta bu konuyu bir kenara bırakıyor.
Bilindiği gibi Memur-Sen, Anayasa Mahkemesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu için iptal ettiği toplu sözleşme ikramiyesinden kaynaklı yaklaşık 350 TL civarındaki geçici kayıp için bu konuda dava açan ana muhalefet partisi CHP önünde eylem yapmıştı. Kuşkusuz bir sendikanın bir siyasi partiyi protesto etmesi temel hak ve özgürlüklerin bir parçasıdır. Protesto haktır. Keşke sendikalar daha fazla protesto eylemi yapsa.
Ancak yetkili sendika, dolayısıyla da toplu sözleşmenin muhatabı olan aynı Memur-Sen, memur emeklilerinin ayda 14 bin 500 lira kaybına yol açan yasa ile ilgili olarak ne AKP ne de Meclis önünde protesto eylemi yaptı. Yok öyle çifte standartlı sendikacılık! Ayda 350 TL geçici kayıp için ana muhalefet partisinin önünde eylem yapanlar, ayda 15 bin lira kayıp için iktidar partisinin önünde toplanamıyorsa bunun adı güdümlü sendikacılıktır!
Bu arada yeri gelmişken eklemek lazım, toplu sözleşme ikramiyesinde günün sonunda Anayasa Mahkemesinin dediği oldu! Hükümet ve Memur-Sen geri adım attı. Toplu sözleşme ikramiyesinden baraj şartı olmadan sendika üyesi tüm memurlar yararlanacak artık. Yüzde 1 ve yüzde 2 baraj dayatmasından vazgeçildi. Bilindiği gibi AYM, CHP’nin başvurusu üzerine yüzde 2 baraj şartına bağlı toplu sözleşme ikramiyesini sendika üyeleri arasında ayrımcılık yarattığı gerekçesiyle iptal etmişti. Ancak bazı AKP milletvekilleri AYM kararına rağmen yüzde 1 barajının tekrarını öngören bir teklif vermişti. Ancak 2 Ağustos 2024'te Resmi Gazete yayınlanan 7524 sayılı kanun ile (madde 59) toplu sözleşme ikramiyesinden bütün sendika üyelerinin yararlanması sağlandı. Böylece TBMM, AYM'nin dediği yaparken yıllardır toplu sözleşme ikramiyesi için barajı savunan Memur-Sen ve hükümet de geri adım atmış oldu.
Aslında bu tablonun sorumlularından biri de Memur-Sen’dir. Eğer Memur-Sen geçmişte yüzde bir ve yüzde iki gibi barajlarda ısrar etmeseydi böyle bir iptal yaşanmayacaktı. Eşitlik ilkesinin bile bile çiğnenmesinde ısrarcı olan Memur-Sen toplu sözleşme ikramiyesindeki iptalin sorumlularından biriydi. Hâl böyleyken faturayı CHP’ye çıkartmaya kalktı. Büyük uyanıklık ve hedef saptırma!
Şimdi memur emeklileri AKP hükümetinin yaptığı hukuksuz düzenleme ve memur emeklilerine kurduğu tuzak nedeniyle vahim kayıplarla karşı karşıya. Milyonlarca memur emeklisi AKP’nin kurduğu tuzak nedeniyle ayda 14 bin 500 lira daha düşük emekli aylığı alıyor. Evet, sorumlu hükümet, sorumlu AKP ama siz yetkili sendika olarak ne yapıyorsunuz? Bir eylem, bir protesto, ciddi bir çabanız var mı? Eğer böyle bir haksızlık karşısında susuyorsanız siz nasıl sendikasınız!
Benzer Haberler
Emeklilerin fark ödeme tarihleri belli oldu!
En düşük emekli maaşı 20 bin TL oldu!
SSK ve Bağ-Kur emeklisinin 5 aylık zammı yüzde 11,21 oldu!
Hesaplar değişti: İşte emeklilerin 4 aylık zam oranı..
Hakem Kurulu memur ve emekliye verilecek zammı belirledi, Memur-Sen Kuruldan çekildi
Kredi borcu için 'emekli maaşına' haciz uygulanabilir mi?
Emekli kamu mühendisleri çok üzülüyor
Memur-Sen’in toplu sözleşme teklifinde yer alan emeklilere yönelik talepleri