Temmuz sonrasında mahalli idarelerdeki memurların ilave ödemeleri arttı
Yeni Şafak Yazarı Ahmet Ünlü'nün yazısı...
Mahalli idarelerde görev yapan memurlara yapılan bazı ödemeler diğer kamu kurumlarında görev yapan memurlara yapılmamaktadır. Bu ödemeler de tutar olarak önemli meblağlara tekabül etmektedir.
Bu bağlamda mahalli idarelerde görev yapan personele ikramiye ödemesi yapılması hem Belediye Kanunu’nda, hem Büyükşehir Belediye Kanunu’nda hem de İl Özel İdaresi Kanunu’nda düzenlenmiştir. Her üç kanunda da farklı tutarlarda da olsa benzer düzenlemelere yer verildiğini görüyoruz. Ayrıca, mahalli idare personeline sosyal denge tazminatı ödemesi de yapılmaktadır. Yine büyükşehir belediyelerinin bulunduğu illerde il özel idaresi kaldırılmasına rağmen kanunda hala bu ifadeleri görüyoruz. Aşağıda bu konuları detaylarıyla 2023 yılı Temmuz ayı maaş verilerine göre açıklamaya çalışacağız.
Belediye Kanunu’nun 49’uncu maddesine göre, belediyelerdeki toplam memur sayısının yüzde onunu geçmemek kaydıyla belediyede çalışan memurlara yılda iki defa ikramiye ödenebilmektedir. Bu ödemelerden gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılmaktadır.
Bu hüküm çerçevesinde belediye memurlarından başarılı olanlara encümen kararıyla yılda en fazla iki defayı geçmemek üzere her defasında 25.000 x 0,509796 = 12.744,9 TL tutarında ikramiye ödenmektedir. Maaş katsayısındaki artışlara göre ikramiye tutarı da artmaktadır.
5216 sayılı Kanun’un 22’nci maddesine göre, büyükşehir belediyelerinde çalışan başarılı memurlara her defasında 18.352,65 TL tutarında olmak üzere en fazla iki defa ikramiye ödenmektedir.
Bu hüküm çerçevesinde büyükşehir belediyelerinde çalışan memurlardan başarılı olanlara encümen kararıyla yılda en fazla iki defayı geçmemek üzere her defasında 36.000 x 0,509796 = 18.352,65 TL tutarında ikramiye ödenebilmektedir.
Kanunda yer alsa da büyükşehir belediyelerinin olduğu yerlerde il özel idareleri bulunmadığı için bu ödemeden yararlanılması mümkün değildir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 36’ncı maddesinde; “…Sözleşmeli ve işçi statüsünde çalışanlar hariç olmak üzere il özel idaresi memurlarına, başarı durumlarına göre toplam memur sayısının %10’unu ve devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısının 25.000 gösterge rakamı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarı geçmemek üzere, çalıştıkları sürelerle (hastalık ve yıllık izinleri dahil) orantılı olarak, encümen kararı ile yılda en fazla iki kez ikramiye ödenebilir. Büyükşehir belediyelerinin olduğu yerlerde bu rakam 36.000 olarak uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Bu hüküm çerçevesinde il özel idarelerinde çalışan memurlardan başarılı olanlara yılda en fazla iki defayı geçmemek üzere encümen kararıyla her defasında memurlara 25.000 x 0,509796 = 12.744,9 TL tutarında ikramiye ödenmektedir.
Her üç kanunda da çalışan memur sayısının ancak % 10’u kadarına ikramiye ödenebilmektedir. Bunun için ikramiye ödemesinin objektif kriterler dışında yapılması personelde büyük bir hayal kırıklığı oluşturacaktır. Bazı belediyelerin ikramiye ödemesinde objektif kriterler belirleyerek başarılı personeli tespit ettikleri görülmektedir. Birçok belediyede ise kanunen zorunlu olmadığı için böyle bir düzenleme bulunmamaktadır.
Genel bir düzenlemeyle bu konuda köklü bir çözüm getirilmesinin daha doğru olacağını düşünüyoruz. Yani her belediyenin ikramiye ödemesini objektif kriterler doğrultusunda ödemesi sağlanmalıdır. Bunun için de öncelikle yukarıda belirtmiş olduğumuz her üç kanunda da bu konuyu objektif kriterlere bağlama yönünde bir düzenleme getirilmelidir. Aksi takdirde güzel bir uygulamanın kötüye kullanılmasının önüne geçilemez.
Diğer yandan 5302 sayılı Kanun zorunlu tutmamakla birlikte il özel idarelerinin genelinde İl Özel İdaresi Personelinin Performans ve Durum Değerlendirmesi Yönetmeliği çıkardığı ve bu yönetmelikler çerçevesinde de ikramiye ödemesi yaptığı görülmektedir.
Sosyal denge tazminatından belediyeler, bağlı kuruluşları ve il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen ve 4688 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kamu görevlisi tanımı kapsamına giren çalışanların tamamının yapılacak sözleşme hükümlerinden yararlandırılması gerekmektedir.
Buna göre, kurumlar tarafından yapılacak sosyal denge tazminatı ödemelerinde, kamu görevlileri arasında sendika üyesi olmalarına veya olmamalarına göre bir ayrıma gidilemeyecek, personelde belli bir sendikaya üye olma şartı aranmayacak ve söz konusu kurumlarda kamu görevlisi kapsamına giren tüm personelin (memur, 4/B, 4/C gibi) bu ödemeden yararlandırılması gerekecektir.
Bu çerçevede; belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %120’dir. Yani brüt olarak 9500 x 0,509796 x % 120 = 5.811,67 TL’dir.
Sosyal denge tazminatı vergiden istisna tutulmadığı için hem gelir vergisi hem de 0,00759 oranında damga vergisi kesintisi yapılacaktır. Bu tazminatın verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir.
Benzer Haberler
Altı başlıkta memur sendikalarına kritik hatırlatmalar
Resmi Gazete'de bugün (25.07.2026)
Maden işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin kurallar güncellendi
Resmi Gazete'de yayımlandı: Tarım Bakanlığı 1.874 personel alacak...
Diyarbakır ve Çanakkale'de deprem
6331 sayılı Kanunda yer alan işveren vekili kimdir?
Akaryakıta bir zam daha geliyor: Tarih belli oldu
Bütçeden SGK’ya 'devlet katkısı' verilmesi uygulamasına son veriliyor